KALİTE NEDİR KALİTE GÜVENCE NEDİR KALİTE YÖNETİM SİSTEMİ NEDİR KALİTE PLANLAMA NEDİR KALİTE KONTROL NEDİR ?
Kalite nedir?
Kalite günlük yaşamdaki tanımına göre lüksü ve gereksiz olsa da bir miktarda beklentilerin ötesinde olmayı ifade etmektedir: örneğin bir Rolls Royce, çok pahalı bir yemek, vb. Kalite iki unsurdan oluşmaktadır:
- Spesifikasyonlara uygunluk (standartların karşılanması) ve
- Amaca Uygunluk (gereksinimlerin karşılanması)
Bu tanımlar farklı anlamlar taşımaktadır. Örneğin, sunulan bir hizmet spesifikasyonlara uygun olduğu halde amaca uygunluk taşımayabilir yani müşterinin gereksinimlerini karşılamıyor olabilir. Bu nedenle, hizmet sağlayanla müşterinin, izlenecek standartları belirlemeden önce müşterinin gereksinimleri konusunda mutabakata varmaları gerekmektedir.
Ancak bu durum zaman zaman isteklerin açık bir şekilde tanımlanması konusunda müşteri üzerinde baskı oluşturmakta ve tekel konumunda olan hizmetlerde bu tanımlama sağlanamamaktadır. Bu durumda hizmet sağlayıcı, müşterisi için en iyisinin ne olduğuna kendisi karar vermelidir. ISO 9001 standardı, beklenen sonuçların elde edilmesi, yani amaca uygunluk şartının sağlanması için hizmet sağlayanların müşterileri ile birlikte çalışmasını istemektedir. Ancak, herkesin isteklerini karşılamanın, birbirleriyle çelişebileceği ve ulaşılamaz olabileceği için mümkün olamayabileceği unutulmamalıdır.
ISO 9001 standardında kalite tanımı aşağıdaki şekilde verilmektedir:
“Yapısal özellikler (karakteristikler ) takımın şartları yerine getirme derecesi.”
Bu tanım iki önemli unsur içermektedir – özellikler (karakteristikler ) ve şartlar . Özellikler (Karakteristikler ) tanımı şu şekildedir: ‘Ayırt edici özellik’ Bu nitelikler nitel ya da nicel olabilir. ’Yapısal’ bir ürün ya da hizmetin kendinde kalıcı olan anlamındadır. Bu özellikler farklı paydaşlar, Standart tanımı ile ‘ilgililer’ , tarafından ortaya konabilecek gereksinimleri karşılamalıdır. Şartlar (gereksinimler ) dokümante bir şekilde belirtilebileceği gibi (spesifikasyon) sözcüğü bir şekilde de belirtilmekte ya da ima edilmektedir. ISO 9001 standardında şart (gereksinim ) şu şekilde tarif edilmektedir: “genellikle ima edilen veya zorunlu olarak beyan edilen ihtiyaç veya beklenti genellikle ima edilen “ tanımı, kuruluş onun müşterileri ve diğer ilgili taraflar için, dikkate alınan ihtiyaç veya beklentinin kastedildiğini ifade eden alışılmış veya genel bir uygulama anlamındadır. ‘zorunlu olarak beyan’ ise yasal düzenlemelerle ilgilidir.
Kalite güvence nedir?
Kalite güvence aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır:
“Kalite Yönetiminin, kalite şartlarının yerine getirileceğini dair güvence sağlamaya odaklanan bir parçası” Güvence vermek geleceğe yönelik bir eylemdir. Verilen kalite güvencesi, ürünlerin gelecekte güvenilir bir şekilde kullanılabileceğini ve alınan hizmetlerin gelecekte de aynı düzeyde olacağını gösterir. Geleceğe dönük verilen güvence her zaman belirli sınırlar içindedir ve mutlak garanti sağlamak hiçbir zaman mümkün değildir. Kalite sistemleri ve kalite güvence faaliyetleri ürünlerin gelecekte güvenilir sonuçlar vermesini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Bu nasıl elde edilmektedir? Birinci olarak kendimize sormamız gereken şey, ürün kelimesinde hangi düzeyde bir güvenceye ihtiyacımız olduğudur. Daha sonra süreçler, prosedürler ve gerekli izleme faaliyetleri, ihtiyaç duyulan bu güvence seviyesinde oluşturulacaktır. Eğer bir kuruluş bu başarısını belirli sistem ve prosedürleri uygulayarak elde etmiş ve gelecekte de bu ” kural” ve “yöntem ” leri aynı hassasiyette uygulamaya devam ettiği sürece aynı başarıyı gelecekte de büyük ölçüde elde edebilecektir. Böyle felsefenin tam olarak uygulamaya geçirilmesi de hiçbir zaman mükemmel çalışmayı garanti etmemektedir. Yine de böyle sistem uygulamaya geçirildiğinde hata oranlarında ve karşılaşılan sorunlarda çok büyük miktarlarda azalma meydana gelmektedir. Bir kuruluş değerlendirmeye tabi tutulabilmesi için belirli sistemlere sahip olmalıdır. Kuruluşun sahip olduğu sistemlere bakarak bunların hangi durumlarda nasıl sonuçlar üreteceğini tahmin etmek mümkündür. Büyük müşteriler tedarikçilerinin tesislerini ziyaret edip sistemlerini ve prosedürlerini değerlendirerek kendileri için daha fazla güvence sağlamaya başlamışlardır. Bu tip ziyaretler zaman içerisinde resmiyet kazanmış ve “TEDARİKÇİ DENETİMİ”, diğer bir tanımlamayla “2. Taraf Denetim” adını almıştır.
Kalite Güvence hiçbir zaman çalışanların inisiyatifini ortadan kaldırmayı amaçlamamaktadır. Kalite sistemleri genelde etkin bir şekilde takip edilmeyen ve kuruluş yönetimi tarafından kontrol altında tutulması gereken alanları tarif etmektedir.
Kalite yönetimi nedir?
Kalite yönetimi standarda şu şekilde tanımlanmaktadır. “Bir kuruluşun kalite bakımından idare ve kontrolü için koordine edilmiş faaliyetler ” Bu tanıma göre, kuruluş, tüm kaynaklarını, malzemelerini ve prosedürlerini akılcı şekilde dokümante edilmiş bir sistem dahilinde kontrol altında tutmalıdır. Bu sistem, gerekli olduğu taktirde, müşteri gereksinimlerinin karşılandığı ve ilerde de karşılanmaya devam edileceğini göstermelidir. Nihai ürün ve hizmetlerin kalitesi, üretim zincirinin en zayıf halkası düzeyinde olacaktır.
Kalite yönetim sistemi nedir?
Sistem aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır:
“Birbirleriyle ilişkili veya etkileşimli elemanlar takımı ”
Yönetim sistemi ise aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır:
“Politika ve hedefleri oluşturan ve bu hedefleri başarma sistemi ”
Son olarak, kalite yönetim sistemi aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır:
“Bir kuruluşu kalite bakımından idare ve kontrol için gerekli yönetim sistemi “
Kalite Planlama Nedir?
Yukarıdaki açıklamadan görüldüğü gibi, kalite, kesin hatlarıyla tanımlanmalı ve ürün ve hizmetlerin özünde yer almalıdır, muayene yöntemleriyle kalite yi sağlamak mümkün değildir. Muayene yöntemleri uygun olmayan ürün hizmetleri tespit etmeye yarar, hataların ortaya çıkmasını engelleyemez. Esas amaç ilk defada ve her zaman doğru işi yapmaktır. Hatalar, verimsizliğe ve ürün maliyetlerinin artmasına yol açacaktır.
Verimsiz ürün/hizmet maliyetlerine katlanmamak için, yönetim sisteminde planlama, planlamanın da detay hali kalite planları üzerinde durmakta fayda görüyoruz.
Kalite planlama şu şekilde tanımlanmaktadır:
“kalite hedeflerin saptanmasına odaklanan, gerekli çalışma proseslerini ve kalite hedeflerini yerine getirmek için ilgili kaynakları belirleyen kalite yönetiminin bir kısmı” Ürünlerin spefikasyonları ve kalitesi açısından ihtiyaç duyulan güvence seviyesi farklı düzeylerde tanımlanabilir. Örneğin, yardıma muhtaç insanlara sağlık hizmetleri sunulurken, hizmetin her seferinde doğru olarak sunulması gerekmektedir. Ancak sokak temizliği gibi konularda risk faktörü daha düşük olduğu için daha düşük bir düzeyde güvenceye ihtiyaç duyulmaktadır. Sonuç olarak bir ürün hakkında ihtiyaç duyulan güvence seviyesi ürünün kullanım amacı ve işin ekonomikliğine bağlıdır.
Kalite Sistemlerinin Gelişimi Nasıl Olmuştur?
Ürün ve hizmet satın alanların gözünde kuşkusuz en önemli konu, kalite yani ihtiyaç ve beklentilerin karşılanıp karşılanmayacağıdır. Ürün ya da hizmetin doğrudan zanaatkâr tarafından sunulması durumunda, müşteri ve tedarikçi arasında yakın bir ilişki kurulmaktadır. Müşteri, istediği ürün ya da hizmeti doğrudan zanaatkâra bildirmekte, zanaatkârda bu isteklere göre tasarım ve imalat yapmakta ve tedarikçileriyle doğrudan kendisi irtibat kurmaktadır. Bu durumda kaliteyi tanımlamak ve kontrol altında tutmak son derece kolay olmakta, herhangi bir sorunla karşılaşıldığında müşteri ile zanaatkâr doğrudan birbirleriyle irtibata geçmektedir. Yapılan işin kalitesinden doğrudan zanaatkâr sorumlu olduğundan, istenen kalite seviyesini sağlayamadığında müşteri kendisiyle ilişkisini kesmektedir. Sanayi devrimi ile birlikte gelişen kitle üretimi içerisinde iş görenler artık işin bütünü içerisinde küçük bir parçayı yerine getirmeye başlamıştır. İş görenler hiçbir zaman müşteriler ve tedarikçilerle ilişki kurmamakta ve kendi sorumlukları kapsamındaki işleri yürütmektedir. İşi yapanlar artık şartnameleri, tedarikçileri, ekipmanları, eğitim gereksinimlerini v.b. kontrol altında tutamaktadır. Nihai üründe bir sorun ortaya çıktığında üretimde çalışan iş görenlerin bundan haberi olmamakta ve bu nedenle iş görenler kaliteye düşük düzeyde bir sorumluluk duymaktadır. İşletmelerde, yapılan işin doğruluğunun iş yapılırken işi yapan tarafından kontrol edilmesi yerine, çoğunlukla hat sonunda muayene yapan bir kontrol personeli kullanılmaktadır. Ancak en iyi kontrol personeli bile hataların %10–20’ sini gözden kaçırmaktadır. İş tamamlandıktan, yani ürün üzerine tüm değer konulduktan sonra hatalıları ayıklamak son derece pahalı bir uygulamadır.
Geliştirilen kalite kontrol teorisine göre, istatistiksel olarak belirlenmiş aşamalarda çeşitli örnekler alınmakta ve sonuçlar üretime geri bildirilmekte, bu sayede sürecin gelişimi sağlanmaktadır. Ancak bu yaklaşım, sorunların tekrarını önlemek yerine olmuş sorunları ortadan kaldırmaya yaradığı için kaliteyi yine garanti altına almamaktadır.
Kalite Kontrol Nedir ?
Kalite kontrol; aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır:
Kalite yönetiminin, kalite şartlarının yerine getirilmesine odaklanmış bir parçası”
Ancak bu yaklaşım, çok daha verimli bir yaklaşım olan sorunların tekrarını engellemek yerine, olmuş sorunları ortadan kaldırmaya yaradığı için kaliteyi garanti altına almamaktadır. 1950’li yıllarda gerçekleştirilen uzay, savunma ve nükleer santral projeleri sırasında geleneksel kalite kontrol uygulamaları ile başarılı sonuçlar elde edilemeyeceği anlaşılmıştır. Uzun bir araştırma, tasarım ve imalat sürecinin sonunda elde edilen ürünlerin gereksinimleri karşılayıp karşılayamadığının kontrolünün kabul edilemeyecek derecede verimsiz olduğu ve çoğu zaman ekonomik olmadığı görülmüştür. Vanguard projesi sırasında (Amerika’nın uzaya ilk çıkan ülke olma çalışmaları),çok sıkı muayene ve testlerden geçirilmelerine rağmen birçok roketin düşmesi, bu konunun aydınlanmasını sağlamıştır.
Yönetim düşüncesinde bir adım ileri gidildiğinde teknik problemler olan malzeme, tasarım, imalat, ekipman, işçilik, eğitim, davranış, prosedür ve gözetim eksikliklerinin problemler için temel olmadığı, ortaya çıkan sorunların yönetim hatalarından kaynaklandığı belirlenmiştir. Son zamanda yapılan çalışmalarda hataların %95 inin nedeninin bir takım yönetim hataları olduğu tespit edilmiştir. Bu husus özel sektör için olduğu gibi kamu sektörü içinde geçerlidir.
Kalite sistemleri 1950 ‘li yılların sonlarında ortaya çıkmış ve 1960’lı yıllara yaygınlaşmıştır. Kalite sistemleri genel olarak yöneticilerin hangi noktalarda hata yapabileceğini tarif etmektedir. İlerleyen yıllarda birçok ülkede birçok sektör çeşitli kalite sistem standartları geliştirmiştir. Burada dikkat çekici konu, bu standartların birbirine çok yakın olmalarıdır. Yani yönetilen konu ne olursa olsun yöneticilerin çektiği sıkıntılar birbirlerine büyük benzerlik göstermektedir.
1987 yılında tüm standartları bir araya getirerek ortak bir standart yayınlamak için gerekli işbirliği ortamı oluşmuş ve bu standartlar yıllar içerisinde uluslar arası standartlar serisi olarak gelişmiş ve İngiltere’de BS EN ISO 9001 serisi olarak yayınlanmıştır.
Kalite sistem standartlarının temel amacı problemlerin oluşmasını engellemektir. Ancak gerçek hayatta kusursuz ürünler üretmek mümkün olmadığı için, hatalı ürün ve hizmetleri tespit etmek için belirli seviyede kontrol işlemlerine gerek duyulmaktadır. Özellikle; ISO 9001 standardında başta olmak üzere kalite sistem standartlarındaki önemli konulardan birisi geri besleme ve sistem düzenlemesidir. Bu fikirlerden yola çıkarak, Toplam kalite Yöntemi ve EFQM Mükemmellik Modeli gibi daha ileri kalite iyileştirme teknikleri geliştirilmiştir.





